Fazla mesai üzerine

Bir işyerinde aylık sabit maaşla çalışan bir işçiden (karşılığını vermeden) fazla mesai yapmasını istemek ahlaksızlıktır. Neden? Bu yazımda bunu ispatlayacağım.

İlk olarak, işçinin geçinmek için paraya ihtiyacı vardır, işverenin de işlerini sürdürmek için işgücüne. Yani karşılıklı bir çıkar ilişkisi sözkonusu. Bir işyerine girerken işverenin işçiye vaad ettiği şey belli bir süre çalışma karşılığı belli bir para vermektir. Somutlaştırırsak işçi ömründen haftada 40 saatini işveren için harcamayı, işveren de bunun karşılığı ayda 100 lira vermeyi taahhüd eder diyelim. Yani ortada bir alışveriş vardır.

Gün gelir işveren işçiden (en azından) bir süre için haftada 40 saat yerine 50 saat çalışmasını, ancak fazla mesai parası veremeyeceğini söyler. İşte burada ahlaksızlık başlıyor. Neden?

Öncelikle başta anlaşılan şartlara işveren tarafından riayet edilmemiş, verilen değişmemesine rağmen alınmak istenen artırılmıştır. Alışverişte anlaşılan şartlar yerine getirilmiyordur.

Asıl önemli olansa işçi ömrünün çok değerli 10 saatini karşılıksız olarak işveren için harcamaya zorlanıyordur. Bir insanın ömründen 10 saat çok değerli ve geri dönüşü olmayan birşeydir. Peki işveren bu zorlamayı nasıl yapabiliyor, neye güveniyor? Çünkü aksi halde işçi işten atılma ya da farklı kötü muamele ile karşılaşacağını biliyor. O halde, bu, birisini tehdit ederek hakkın olmayan birşeyi zorla alma davranışıyla aynıdır ve açıkca ahlaksızlıktır.

Şöyle denilebilir: İşveren belki zordadır, işleri yetişmeyecektir, işçinin işyerine vefasından ötürü fazla çalışıp o işi yetiştirmesi daha erdemli bir davranıştır. Yani işveren işlerini elindeki işgücüne göre hesaplayamadığı için elindekinden fazla işgücüne ihtiyaç duyduğunda işçinin fazladan çalışıp bunu telafi etmesi gerekir deniliyor? Bu tamamen yanlış bir düşüncedir. Peki neden insanlar bunun doğru olduğunu düşünebiliyorlar? Tek sebep alışkanlıklardır.

Şimdi bir an için aksini düşünelim: İşçi kazandığı paraya göre hesabını iyi yapmamış ve borca girmiş olsun. Maaş dönemi geldiğinde işverenin karşısına çıkıp “Benim bu ay çok masrafım oldu, 100 lira olan maaşımı (avans olarak saymadan) bu ay 130 lira olarak yatırabilir misiniz?” dese işveren nasıl tepki verir? Diyelim ki çok nadir ve işçisine değer veren bir işletme çıktı ve bunu kabul etti. İşçi bunu alışkanlık haline getirdiğinde kimsenin bunu kabul etmeyeceği açık. Peki o zaman işveren bunu alışkanlık haline getirdiğinde işçi neden hayatından daha fazlasını vermek zorunda olsun? Bir insanın zamanı herhangi bir paradan daha mı değersiz?

Görülüyor ki işverenin şartlar ne olursa olsun işçiyi fazla mesaiye zorlama hakkı yoktur. Peki işverenler bunları hiç düşünmeden neden işçicisinden fazla mesai istiyor? “Çünkü diğer işyerleri de yapıyor”. Yani ahlaksızlık toplu işlenince dikkat çekmiyorsun, arada kaynıyorsun. Zaten işçi de bıçak kemiğe dayanmadığı sürece işi bırakmıyor çünkü başka firmada da benzer muamele olduğunu biliyor. Yani insanların ihtiyacı açıkca suistimal ediliyor.

Peki gerçekten de işyerinin kısa süreli fazla mesai ihtiyacı olamaz mı, olursa ne yapmalı? Öncelikle tekrar hatırlatıyım ki birçok işveren bunu rutine döndermiş durumda ve hatta kasten az işçi çalıştırıp mevcut işçilere fazla mesai yaptırmakta. Onları ahlaksızlıklarıyla başbaşa bırakarak soruya döneyim. Bir insandan fazladan bizim için 10 saatini vermesini istiyorsak ona karşılığında bir şey teklif etmeliyiz. Bu teklifimizi kabul etmek zorunda değil tabii ki. Ve etmezse de o kişiye saygı duymalıyız. Çünkü bu işe girerken yapılan anlaşmanın dışında ek bir anlaşma teklifidir ve kabul etmek zorunda değildir. Karşılık olarak ya ek mesai ücreri ya da daha sonra mesai saatleri içerisinde izin teklif edilebilir. İşçinin de işine gelirse fazla mesai ahlak sınırları içerisinde yapılmış olur.

Bir insanın benim işyerimde çalışıyor olması ondan (başta anlaşılan şartların ötesinde) karşılıksız olarak herhangi bir şey isteme hakkını vermez. Fazla mesai de bunların en kötüsüdür. Çünkü insan hayatı (zamanı) herşeyden daha değerlidir.

2 thoughts on “Fazla mesai üzerine

  1. Mesai ucretlerini dava acarsan?z elbette alabilirsiniz. Yaln?z sahit veya belge yoluyla kan?tlamak zorundas?n?z. Cal?s?rken her seyinizi gayr? resmi hesaplay?p bir k?sm?n? elden veren isvereniniz, yine ayn? seyi yapacak ve resmi k?sm? resmen verip gayr? resmi k?sm? ac?ktan verecek yada uzerine yatacakt?r. Ne yaz?k ki bu hukuksuzluk cogu isyerinde boyle gitmektedir. Isveren uzerine yatmad?g? surece isci de sesini c?karmamaktad?r.

    1. Teşekkür ederim yorumunuz için. Haklısınız tabii ki. İşverenlerde etik değerler olmadığı sürece bu işlerin düzelmesi zor. Ya da devlet çok sıkı denetleyecek ki bu da pek mümkün değil.

Düşünce Polisi için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>